recep tayyip erdoğan kayseri ye ne zaman gelecek

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Kayseri’ye geldi. Bir dizi toplu açılış ve hitabetlerini gerçekleştirmek üzere Kayseri’ye gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı havaalanında Vali Gökmen Çiçek, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Kayseri Milletvekili Taner Yıldız ve yerel yöneticiler karşıladı. Video7 GÜNCEL. 24.07.2022 00:28. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘’Kayseri Toplu Açılış Töreni ve Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı Temel Atma Töreni”nde konuştu. 'BURAYA ENTERESAN BİR ŞEY YAZMIŞLAR'. Toplu açılış ve temel atma töreninde sevgi seliyle karşılaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir pankart KAYSERİ, (DHA)- KAYSERİ’de 23 Temmuz Cumartesi günü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilecek olan toplu açılış töreninde Kocasinan Belediyesi’nin 350 milyon TL değerindeki 44 yatırımın resmi açılışı yapılacak. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, tüm Kayserilileri 23 Temmuz Cumartesi günü kente gelecek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılacağı ve hitaplarını gerçekleştireceği toplu açılış törenine davet etti. Mehmet UZEL (KAYSERİ İGFA) Sevgili Okurlarım Öncelikle her birinize saygı, sevgi ve selamlarımı gönderiyorum. 2023 seçimlerine az bir zaman kaldı. O zaman ne kadar kaldıysa buradan açıklayalım. Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçimi, Cumhurbaşkanını belirlemek için en geç 18 Haziran 2023 tarihinde yapılacak olan seçimdir. Bir hatırlatma daha yapalım; “2023 Türkiye genel seçimleri de aynı gün Site De Rencontre Francais Gratuit Sans Inscription. AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KPSS skandalına ilişkin, "FETÖ parmağı var mı?" şeklindeki soruya, "FETÖ’cü grup mu desek; 6’lı masa mı desek; bir de masanın altı var, yedi… Şimdi dikkat ederseniz, aynı anda hepsi adeta aynı cümlelerle, aynı kelimelerle bunu tanımlamaya çalıştılar" yanıtını verdi. Erdoğan, Putin'le yaptığı görüşmeye ilişkin de "Sayın Putin'le ruble üzerinde mutabık kaldık. O da tabii mali noktada ayrı bir güç kaynağı olarak Rusya'ya ve Türkiye'ye inşallah kazandıracak" açıklamasında bulundu. Fotoğraf AA Abone Ol AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iptal edilen KPSS'ye ilişkin, "FETÖ parmağı var mı?" sorusuna, "FETÖ’cü grup mu desek; 6’lı masa mı desek; bir de masanın altı var, yedi… Şimdi dikkat ederseniz, aynı anda hepsi adeta aynı cümlelerle, aynı kelimelerle bunu tanımlamaya çalıştılar. Yani biz orada boşta bulunsak veya boşluğa düşsek bunu seçime kadar satacaklardı. Çünkü gençleri nasıl aldatırız gayreti içerisindeler. Tabii bu tutmadı" yanıtını verdi. Erdoğan, Soçi ziyareti dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtladı. KPSS skandalını 6'lı masaya bağlayan Erdoğan, "KPSS iptal kararınızın detayını merak ediyoruz. Bununla birlikte son duruma ilişkin bilgi verebilir misiniz? FETÖ parmağı var mı? Sosyal medya tarandığında, bakıldığında resmi olarak parmağı olmasa da hükümetle gençleri karşı karşıya getirmek isteyen bir FETÖ’cü grubun varlığı çok aşikar görülüyor" şeklindeki soruyu şöyle yanıtladı "FETÖ’cü grup mu desek; 6’lı masa mı desek; bir de masanın altı var, yedi… Şimdi dikkat ederseniz, aynı anda hepsi adeta aynı cümlelerle, aynı kelimelerle bunu tanımlamaya çalıştılar. Yani biz orada boşta bulunsak veya boşluğa düşsek bunu seçime kadar satacaklardı. Çünkü gençleri nasıl aldatırız gayreti içerisindeler. Tabii bu tutmadı. Çünkü biz durumu gördük. Durumu gördükten sonra, ben ÖSYM başkanı olan arkadaşımızı da bir zan altında bırakmak istemem ama soruşturmaların hayırlı bir netice vermesi noktasından hareketle kendisini görevden almak suretiyle oraya hemen, 24 saati bulmadan bir arkadaşımızın atamasını yaptık. Bu atamayla beraber de hemen ekibini en güzel şekilde kurması için talimat verdik. Üst düzey de bir ekip oluşturduk ve bu ekiple çalışmalarına anında başladılar. Atamayı yaptığımız gibi çalışmayla da hemen ertesi sabah çıktı basın toplantısını yaptı ve önümüzdeki ayın 17’sinde de süreci başlatma kararını aldık. Sınavı iptal edilenlerden herhangi bir ücret talebi de kesinlikle olmayacak. ÖSYM, bundan sonraki süreci, kademeleri de inşallah en güzel surette devam ettirerek, şaibeleri de ortadan kaldırarak yoluna devam edecek." 'PUTİN İLE RUBLE ÜZERİNDE MUTABIK KALDIK' Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin konuşan Erdoğan, "Sayın Putin'le ruble üzerinde mutabık kaldık. O da tabii mali noktada ayrı bir güç kaynağı olarak Rusya'ya ve Türkiye'ye inşallah kazandıracak" dedi. Erdoğan ayrıca Putin'i Türkiye'ye davet ettiğini söyledi. AKKUYU NÜKLEER SANTRALI Akkuyu Nükleer Santralı ile ilgili de konuşan Erdoğan, "Bu hususları, Rus tarafıyla görüşmelerimizde bir kez daha ele aldık. 25 bin kişi şu anda çalışmıyor. Burası kapatıldı’ gibi ifadeler söyleniyor. Böyle bir şeyi ben de kabul etmedim, Rus tarafı da kabul etmiyor. Çalışıyorlar" dedi. Hürriyet'ten Hande Fırat'ın aktardığına göre, Erdoğan'a yöneltilen sorular ve yanıtları şöyle Türk diplomasisi tüm dünyanın odağında. Bu anlamda imzalanan Tahıl Koridoru Mutabakatı gerçekten çok başarılı sonuçlar doğurdu tüm dünya için. Merak edilen, Ukrayna ve Rusya savaşının önlenmesinde, bitirilmesinde bir ateşkes söz konusu mu, yakın zamanda gerçekleşir mi ve Türk diplomasisi bu noktada rol alır mı? "Türk diplomasisi aslında üzerine düşen bu görevi başarılı bir şekilde sürdürüyor. Burada herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Ancak tabii tarafların buradaki yaklaşımı büyük önem arz ediyor. Eğer taraflar verilen sözlerin üzerinde gerçekten hassasiyet gösterip dururlarsa bu işi ciddi manada çözebilecek bir imkana sahip olduğumuzu veyahut da yaklaştığımızı görüyorum. Bunun olmaması için bu noktada bir sebep söz konusu değil." 'PUTİN, SURİYE SORUNUNU REJİMLE ÇÖZÜN DİYOR' Suriye ile ilgili bir soru yöneltmek istiyorum. Görüşmede bu konuyu ele aldığınızı söylediniz. Tel Rıfat ve Münbiç’e yönelik olası askeri harekatla ilgili zaman zaman Bir gece ansızın gelebiliriz’ şeklinde açıklamalarınız oluyor. Daha önce Rusya böyle bir askeri harekata karşı çıktığını, çok sıcak bakmadığını açıklamıştı. Bu tavrı devam ediyor mu Sayın Putin’in? Bugün yaptığımız görüşmelerde bu konu hangi çerçevede ele alındı? "Sayın Putin konuyla ilgili Türkiye’ye yönelik adil bir yaklaşım sürdürüyor. Terörle mücadele noktasında her zaman yanımızda olacağını özellikle de ifade ediyor. Burada şunu bize ima ediyor; Mümkün olduğunca bunları, rejimle birlikte çözme yolunu tercih ederseniz çok daha isabetli olur’ gibi bir yaklaşımı var. Biz de diyoruz ki, şu anda bizim istihbarat örgütümüz Suriye istihbaratıyla zaten bu konuları yürütüyor ama bütün mesele netice almak. Eğer istihbaratımız, Suriye istihbaratıyla bu çalışmayı yürütürken, buna rağmen hala orada terör örgütleri fellik fellik at oynatıyorsa bu konuda bize destek vermeniz gerekiyor diyoruz. Bu konuda da mutabakatımız var." 'AKKUYU'DAKİ ÇALIŞMALARI YERİNDE İZLEYİP, GELİNEN DURUMU PUTİN'E AKTARACAĞIM' Akkuyu Nükleer Santrali, Cumhuriyet tarihimizin en büyük projelerinden bir tanesi. Bunun önemli olmasının sebebi, sadece elektrik üretim kapasitesi değil, aynı zamanda enerji arzı konusunda Türkiye’nin beklentilerinin bir bölümünü karşılamasının öngörülmesi. Diğer taraftan sizin enerji konusunda da en başından beri çok sık vurgu yaptığımız konulardan bir tanesi yerlileşme ve millileşme. Bu çerçevede Rus tarafı ile bir Türk ortağın girişimi olarak yola çıkan IC İçtaş zaman içinde önemli bir bilgi birikimi ve know-how üretmişti. Fakat kısa süre önce ilginç bir gelişme oldu ve Rus tarafı Rosatom yarı yarıya ortak olduğu bu şirkette çalışmalarını durdurdu ve feshetti. Acaba bu konu gündeme geldi mi? Siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu adım bu projenin gecikmesi veya Türk tarafının bir miktar daha böyle taşeronlaştırılmasına neden olabilir mi? Böyle bir risk görülüyor mu? "Tabii böyle bir konuyu görüşmemek olamaz. Görüştük. Akkuyu Nükleer Güç Santrali, ülkemizin enerji stratejisi içinde ayrı bir öneme sahip. Akkuyu’nun ilk reaktörünü 2023 yılında hizmete alma hedefimiz sürüyor. Bu hususları, Rus tarafıyla görüşmelerimizde bir kez daha ele aldık. 25 bin kişi şu anda çalışmıyor. Burası kapatıldı’ gibi ifadeler söyleniyor. Böyle bir şeyi ben de kabul etmedim, Rus tarafı da kabul etmiyor. Çalışıyorlar. Şimdi önümüzdeki hafta Mersin Taşucu’nda Abdülhamit Han sondaj gemimizi uğurlamaya gittiğimde aynı gün oradan Akkuyu’ya geçeceğim. Akkuyu’daki çalışmaları yerinde, bizzat heyetimle beraber izleyeceğim. Ondan sonra da Sayın Putin’e oradaki gelinen durumu aktaracağım, söyleyeceğim. Ona göre de yol haritamızı belirleyelim diyeceğim. Yani onlar da bir defa kesinlikle süreci durdurmak gibi bir şeyi kabul etmiyorlar." Bütün dünya basını sizin bu ziyaretinizin ekonomi boyutunu konuşuyor. Birkaç ayrıntı var mı? Özellikle doğal gazda yeni bir anlaşma Türkiye-Rusya arasında? Rus sanayicilere serbest bölgesi, Türkiye’de iş kurabilecekleri, bankalar arası ortaklık gibi bir takım dev bir paket diye yazmışlar. "Bizim şu anda Türkiye olarak kapımız herkese açık. Ülkemizde kimler yatırım yapmak isterse biz onlara her türlü desteği veririz. Çünkü Türkiye dünyada sadece bu son gelişmelerde değil, bunun dışında da serbest pazar ekonomisinin en önemli bir açık kapısıdır. Tabii bu Soçi ziyaretinin bir güzel tarafı da şu oldu; Sayın Putin’le ruble üzerinde mutabık kaldık. Ruble noktasında bu alışverişlerimizi yapacağımız için o da tabii Türkiye-Rusya arasında mali noktada ayrı bir güç kaynağı olarak Rusya’ya ve Türkiye’ye inşallah kazandıracak. Bir de Rusya’nın Mir kartı var. Şu anda bizim beş bankamız bunun üzerinden çalışmalarını sürdürüyor. Burada da çok ciddi gelişmeler var. Bu da tabi Rusya’dan gelen turistleri çok çok rahatlatan bir süreç. Onlarla alışverişini, otel ödemelerini yapabiliyorlar. Bu da tabi hem onlar için hem bizim için çok çok rahatlatıcı bir sistem. Bu ziyaretimizde Rusya Merkez Bankası Başkanı ile bizim Merkez Bankası Başkanımız da görüşmelerini yaptılar." Azerbaycan-Ermenistan gerilimi konusunu sormak istiyorum. En son bir Azerbaycan askeri şehit oldu. Londra’daki Azerbaycan Büyükelçiliğe bir saldırı yapıldı. Rusya'dan da iki taraf için de itidal açıklaması geldi. Gerilim artar mı? Bir yandan da provokasyon olabilir iddiaları var. "İlham kardeşimle iki gün önce bunları etraflıca konuştuk. Öncelikle bir Azerbaycanlı kardeşimizin şehit olmasına neden olan saldırıyı kınıyoruz. Karabağ, Azerbaycan’ın uluslararası tanınmış sınırları içerisinde yer alan Azerbaycan toprağıdır. Azerbaycan, tabiatıyla topraklarında yasadışı hiçbir silahlı unsurun bulunmasını istemiyor. Üçlü Bildiri’den bu yana yaklaşık iki yıl geçti. Ermenistan’ın buradaki taahhütlerini de bir an önce yerine getirmesi önem taşıyor. Azerbaycan’ın Londra Büyükelçiliğine saldırıyı da kabul edilemez buluyoruz. Bu olayın ciddiyetle ve detaylı bir şekilde soruşturularak faillerine gerekli cezaların verileceğini ümit ediyoruz." ABD VE ÇİN ARASINDAKİ TAYVAN KRİZİ ABD Temsilciler Meclisi Başkanının Tayvan’dan ayrılmasının ardından Çin, işgal senaryosunu andıran bir tatbikat başlattı. Bu gerilimin nereye evrileceğini düşünüyorsunuz? Pasifik’te olası bir çatışma, Türkiye’nin pozisyonunu nasıl etkiler? Ekonomik anlamda özellikle bir kriz çıkarsa hazırlık mıyız? "Biz hepsine hazırız, bir sıkıntı yok. Bölgedeki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Ukrayna’daki savaş ve koronavirüs salgınının küresel ekonomi ve istikrara olumsuz etkilerinin sürdüğü bir dönemde yeni bir krizin ortaya çıkmasına izin vermemeliyiz. Tayvan’la ilgili ortaya çıkan gerginliğin azaltılması için tüm tarafların sağduyulu ve itidalli hareket etmesi çok çok önemli. Eylül ayında Şanghay Beşlisi, Özbekistan’da toplanacak. Görüşmemizde Sayın Putin de rica etti; nasip olursa biz de inşallah oradaki toplantıya katılacağız. Şanghay Beşlisi’nin gerek üyeleri gerek gözlemci ya da diyalog ortağı olarak oraya katılacak olanlarla biz de beraber olalım diyoruz. Örneğin Çin geliyor, öbür tarafta Suud gelecek, Katar gelecek. Orada onlarla bir arada olmayı hedefliyoruz. Şu anda fevkalade bir durum olmazsa inşallah ben de oraya katılacağım. Orada bunları çok daha iyi değerlendiririz." ZAHO'DAKİ SALDIRI "PKK'NIN BİLİNDİK SALDIRILARININ BİR DEĞİŞİK VERSİYONU" Kuzey Irak’taki Zaho olayını sormak istiyorum. Hem dış politika açısından hem iç politika açısından soracağım. 9 sivil öldürüldü iki hafta önce. Bu 9 sivil defnedilmeden işi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yaptığına dair tezvirat yaptılar. Zaho’daki son durum nedir? Bunu Türkiye’ye karşı küresel bir kumpas olarak değerlendirenler oldu. Böyle bir kumpas var mı? Birileri acaba Suriye'ye operasyon yapılacakken böyle işler mi yapıyorlar? "Daha önce gerek Dışişleri gerekse Savunma Bakanlığımız açıklamaları yaptı. Bu, terör örgütü PKK’nın bilindik saldırılarının bir değişik versiyonu. Nasıl bugüne kadar bu tür şeyleri yapıp ondan sonra kaçtıysalar, ortada görünmeme gibi yolları seçtiyseler şimdi burada da yine aynı şekilde bu tür suikastları yaptıktan sonra topu hemen Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Türkiye’nin üzerine atmışlardır. Olayın aslı budur. Buna yönelik de bugüne kadar yapılmış olan açıklamalarımızın arkasındayız. Tabii başta Amerika olmak üzere, Avrupa’nın değişik ülkelerine bunları İletişim Başkanlığımız da anlattı ve bu şekilde süreç devam ediyor. Biz ilk andan itibaren orada yerel muhataplarımızla konuşmak, görüşmek, temas sağlamak suretiyle her konuda yardımcı olabileceğimizi, bu olayın açığa çıkması için elimizden geleni göstereceğimizi kendilerine söyledik. Bu teklifimiz halen baki. Onlar da teşekkür ettiler. Hatta oradaki yaralılarla alakalı eğer arzu ederlerse onlara sağlık desteği sağlayabileceğimizi kendilerine ifade ettik. Sadece Kuzey Irak’ta veya Irak’ta değil, biz oradan ülkemize alıp en yakın vilayetlerdeki şehir hastanelerimizde, eğitim araştırma hastanelerimizde, ameliyatsa ameliyat, bakımsa bakım bunların hepsini yapabileceğimizi söyledik. Bütün muhataplarımıza taziyelerimizi ilettik. Bizim başlangıçtan itibaren yaptığımız bütün operasyonlarda sivillerin, tarihi, dini, kültürel yapıların ve çevrenin dokunulmaz olduğunu, planlamada ve icrada kesinlikle bu konulara hiçbir ordunun yapmadığı kadar dikkatli ve hassasiyetle yaklaştığımızı ilave ettik. Zaho’daki olaydan sonra Musul Konsolosluğumuza bir saldırı oldu. Oranın bir sivil hedef olduğu biline biline oraya aleni saldırı yapıldı. Kimin sivil hedeflere saldırabileceğini, bu alçaklığı kimlerin yapabileceğini herkesin görmesi lazım." Zaho olayı iç siyasette yansıması da şöyle oldu. Olayın ilk saatlerinde HDP yetkilileri resmi sosyal medya hesaplarından da dahil olmak üzere Zaho ikinci Uludere’dir’ açıklamasını yaptılar. CHP Genel Başkanı da HDP’nin Zaho ikinci Uludere’dir’ açıklamasından iki hafta sonra Uludere’ye gitti ve bunu helalleşme konsepti altında yaptı. Bu helalleşme konsepti altında Uludere’ye gidilmesini, HDP’nin çağrısının iki hafta sonra gidilmesini nasıl değerlendirirsiniz? "Biliyorsunuz ben Uludere’deki o olayda ebediyete irtihal eden bütün kardeşlerimizin aileleriyle bir araya geldim. Şırnak’ta Şerafettin Elçi Havalimanı’nın açılışında o ailelerle görüşmelerimi yaptım. Bizzat eşimi de Uludere’ye gönderdim. Eşim Uludere’ye gitti, oradaki ailelerle yerinde görüşmeler yaptı. Dolayısıyla bizim Bay Kemal gibi kalkıp da nerede bir fırsatçılık var, o fırsatçılık anı geldiğinde onlarla bir araya gelmek gibi bir yaklaşımımız yok. Bay Kemal helalleşmeden bahsediyor. Sen bu ifadeyle bir defa kendini açığa çıkarıyorsun. Nedir o? Bir yerde bir borç varsa gidersin helalleşirsin. Demek ki sen bu işlerde tarafsın. Böyle bir durum zaten söz konusu. Onun için de helalleşme zarureti doğuyor. Bizim öyle bir helalleşme sıkıntımız yok. Çünkü biz bütün vatandaşlarımıza karşı her türlü yapmamız gerekenleri yaptık, yapıyoruz ve bundan sonra da aynı şekilde yapmaya devam edeceğiz. Bizim vatandaşlarımıza karşı hak noktasında evelallah bir sıkıntımız yok, buna inanıyoruz. Hele hele orada belediyeyi de biz kazandığımız için, nasıl oluyor bu iş, hem öyle hem öyle…" Siz Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirirken sürekli Bay Kemal’ ifadesini kullanıyorsunuz. O da Evet ben Bay Kemal’im dedi. Buna dair ne diyorsunuz? Bay Kemal demeye devam edecek misiniz? "Şimdi burada da söyledik ya… Bay Kemal’ tabii uzun zamandır kendisine lütfettiğimiz bir isimdi ama bu ismi kabullenmekte önce zorlandı, sonra kabul etti. Bize düşen nedir? Hayırlı olsun demektir. Fakat enteresan olan bir şey daha var, bizim bu ziyaretler de kendisini rahatsız ediyor. Biz bu ziyaretleri yapacağız. Ne Bay Kemal ana muhalefet olarak ne yavru muhalefet, onlar bu tür şeylere giremezler. Bizim şu 40 yıllık siyasetimizin tamamı elhamdülillah bu yolda geçti. Dünyanın gitmediğimiz ülkeleri istisnadır, nadirdir. Bundan sonraki süreçte de Rabbimizin bize verdiği ömür boyunca bunları inşallah yapmaya devam edeceğiz." Neden BirGün? Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok. Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz. Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için Bugün BirGün’e Abone Ol. BirGün; seninle güçlü, seninle özgür! BirGün’e Destek Ol Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun Haberler Gündem Haberleri Başkan Erdoğan'dan Kocaeli'deki toplu açılış töreninde Millet İttifakı'na yüklendi Curcuna masasını birkaç aday çıkaracak kapasitede görüyorum Başkan Erdoğan'dan Kocaeli'deki toplu açılış töreninde Millet İttifakı'na yüklendi Curcuna masasını birkaç aday çıkaracak kapasitede görüyorum Giriş Tarihi 1822 Güncelleme Tarihi 0149 ABONE OL Başkan Recep Tayyip Erdoğan Kocaeli'de düzenlenen TOKİ Konutları, KYK Yurtları, Büyükşehir Belediyesi Yatırımları ve Fabrikaları ile Yapımı Tamamlanan Diğer Projelerin Toplu Açılış Töreni'nde açıklamalarda bulundu. Başkan Erdoğan Meral Akşener'e uyuşturucu ile mücadele konusunda tepki göstererek "Bizim kitabımızda uyuşturucuya yer yoktur. Ama hanımefendi sen kendi çatının altındakini düşün." dedi. Diğer yandan Millet İttifakı'na yüklenen Başkan Erdoğan "Her kafadan bir sesin çıktığı curcuna masasını birkaç aday çıkaracak kapasitede görüyorum." ifadelerini kullandı. Başkan Recep Tayyip Erdoğan Kocaeli'de düzenlenen TOKİ Konutları, KYK Yurtları, Büyükşehir Belediyesi Yatırımları ve Fabrikaları ile Yapımı Tamamlanan Diğer Projelerin Toplu Açılış Töreni'nde açıklamalarda bulundu. Erdoğan, İzmit Milli İrade Meydanı'nda düzenlenen "TOKİ Konutları, KYK Yurtları, Büyükşehir Belediyesi Yatırımları ve Fabrikaları ile Yapımı Tamamlanan Diğer Projelerin Toplu Açılış Töreni"ne katıldı. Neredeyse iki yıla yaklaşan bir aranın ardından katılımcılarla tekrar yüz yüze bir araya gelmenin memnuniyeti içerisinde olduğunu dile getiren Erdoğan, "Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin. Rabbim bizlere iki cihan yoldaşlığı nasip eylesin." diye konuştu. Kocaeli'nin, ülkeye ve millete hizmet mücadelelerinde hep yanlarında olduğunu belirten Erdoğan, kendilerinin de Kocaeli'yi geliştirmek, büyütmek, kalkındırmak, daha müreffeh hale getirmek için her türlü desteği verdiklerini ve vermeye devam ettiklerini söyledi. Erdoğan, kalabalığın "Bir şarkısın sen, ömür boyu sürecek" şeklindeki coşkulu tezahüratları üzerine "Maşallah, bu ne büyük coşku." dedi. GENÇLER BEN SİZİN YANINIZDAYIM Gençlere seslenen Erdoğan, şöyle devam etti "Siz belki hatırlayamayabilirsiniz, 17 Ağustos 1999 tarihinde merkezi Kocaeli olan bir büyük depremle sarsıldık. İstanbul'dan Sakarya'ya kadar geniş bir alanı etkileyen bu depremde kaybettiğimiz vatandaşlarımızı bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Hükümetlerimiz döneminde hem depremin izlerini ortadan kaldırmak hem daha güvenli ve huzurlu yerleşim yerleri inşa etmek için tüm imkanları seferber ettik. Yerle yeksan olan Kocaeli'yi yeniden ayağa kaldırdık. Bugün Kocaeli, sanayisiyle, ticaretiyle, üretimiyle ülkemize en çok katkıyı sağlayan şehirlerimizin başında geliyor." Erdoğan, katılımcıların tezahüratları üzerine "Gençler ben de sizin yanınızdayım. Ne diyoruz. Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda, şimdi dinlediğim tüm şarkılarda, bana her şey sizi hatırlatıyor." dedi. İnşa ettikleri ve Marmara'nın etrafını çepeçevre saran otoyollarla, köprülerle, havalimanlarıyla, limanlarla, bölünmüş yollarla, toplu konut projeleriyle, sanayi ve teknoloji bölgeleriyle ülkenin geleceğinin burada şekillendiğini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu "Kocaeli, tüm bu yatırımların merkezinde yer alarak, üretimde ve istihdamda destan üzerine destan yazıyor. Sanayi ve ticaret yoğunluğu yanında yeşilinin ve denizinin doğal güzellikleriyle de iç turizmde önemli bir destinasyon olan Kocaeli, bu alanda da kendini hızla geliştiriyor. Görüldüğü gibi bu şehrin imkanlarını ve güzelliklerini anlatmakla bitiremiyoruz. Tabii Kocaeli'nin en büyük zenginliği şu insanıdır. Ülkemizin dört bir yanından gelmiş olsa da aynı ezanın, aynı bayrağın, aynı ortak gelecek hayalinin etrafında kenetlenmiş Kocaelililerin gösterdiği örnek kardeşlik iklimiyle gurur duyuyoruz. Biz sizlerle gururlanıyoruz. Sizler gibi yol arkadaşlarına, sizler gibi mücadele arkadaşlarına sahip olmakla iftihar ediyorum." İzmit Milli İrade Meydanı'nda düzenlenen "TOKİ Konutları, KYK Yurtları, Büyükşehir Belediyesi Yatırımları ve Fabr ikaları ile Yapımı Tamamlanan Diğer Projelerin Toplu Açılış Töreni"nde konuşan Erdoğan, eskilerin söylediği, "Önce yoldaş sonra yol" anlamına gelen "Evvel refik, bade'l tarik" sözüne işaret ederek, kendileri milletle yoldaş oldukları için hak yolundan, hizmet yolundan, eser yolundan asla şaşmadıklarını ifade etti. Erdoğan, kendilerine milleti değil de vesayeti, darbecileri, teröristleri, şu veya bu emperyalist güçleri yoldaş kılanların ise kesinlikle Türk milletiyle aynı kıbleye yönelmemiş, aynı istikamete bakmamış, aynı duyguları paylaşmamış mankurtlar olduklarını söyledi. Attıkları her adımda siyasetçisinden sözde aydınına pek çok kesimden serzenişler olduğunu belirten Erdoğan, "Bunlar olacak. Mesela diyorlar ki 'Suriye'de şu ülkeye rağmen adımlar atarsanız başımıza şu felaketler gelir.' Mesela diyorlar ki 'Akdeniz'de şu ülkeye rağmen anlaşmalar yaparsanız başımıza şöyle çoraplar örülür.' Mesela diyorlar ki 'Kafkasya'da güç dengelerine dikkat etmeden destekler verirseniz başımız çok ağrır.' Mesela diyorlar ki 'Ekonomide bize dayatılan reçetelere uymazsanız başımıza taş yağar.' Ülkenin ve milletin menfaatine her konuda birileri, vekalet ettikleri kimlerse onlar adına benzer örtülü tehditleri dile getiriyorlar." diye konuştu. Alanda bulunan katılımcı kadınların tezahüratları üzerine Erdoğan, "Maşallah. Hanım kardeşlerimizin coşkusu da bugün maşallah yerinde." ifadesini kullandı. "NİCE SABOTAJLARA, TUZAKLARA, SİNSİ OYUNLARA RAĞMEN BU YOLDAN DÖNMEDİK, SAPMADIK, DURAKSAMADIK" Konuşmasında "Peki biz ne yaptık?" sorusunu yönelten Erdoğan, şunları kaydetti "Binlerce yıllık devlet geleneğimizden ve Anadolu'daki 1000 yıllık varlığımızdan aldığımız ilhamla ayağımızdaki prangaları birer birer kırarak, ellerimizdeki zincirleri halka halka çözerek, sırtımızdaki kamburları dirhem dirhem atarak, milletimizle gönül bağımızı düğüm düğüm tahkim ederek, büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasına başladık. Geçtiğimiz 20 yılda ülkemize kazandırdığımız asırlık demokrasi ve kalkınma altyapısının üzerinde kendi hedeflerimize kilitlendik. Nice sabotajlara, nice tuzaklara, nice sinsi oyunlara rağmen bu yoldan dönmedik, sapmadık, duraksamadık." Bu esnada, "AK Gençlik burada Reisinin yanında" diyerek kendisine seslenen gençlere Erdoğan, "Maşallah. Ben de sizin yanınızdayım." yanıtını verdi. "UYUŞTURUCUYLA OLAN MÜCADELEMİZİ KİMSE İNKAR EDEMEZ" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü "Şimdi, bir yere geleceğim. Burada bunu söylemek istemezdim. Malum bir ana muhalefet var, bir de onun yanında yavru muhalefetler var. Bunlardan, yavru muhalefetten bir tanesi aynı zamanda Kocaeli milletvekili. Hiç değinmek istemezdim. Fakat geçenlerde bir açıklaması oldu. Fazla uzak değil. Yani '20 yıllık iktidarımızda uyuşturucuyla mücadelede biz gerekeni yapmamışız' diyor. Hanımefendi, önce şunu bileceksin; bir defa bizim iktidarımızda ne sulu, ne kuru uyuşturucuya yer yoktur. Sen Tayyip Erdoğan'ı bu noktada iyi bilirsin. Tayyip Erdoğan'ın suluyla, kuruyla alakası olup olmadığını iyi bilirsin. Ya nasıl oluyor da sen bunu konuşuyorsun? Yok Captagonlar, yok şunlar, yok bunlar. Bunların hepsiyle biz gerekli mücadeleyi verdik, veriyoruz ve vereceğiz. Bu konuyla ilgili İçişleri Bakanımızın verdiği mücadele, şahsımın, bakanlarımızın, kabinemizin verdiği mücadele hepimiz için bilinen bir gerçektir. Sen önce kendi kadronun içerisinde ve ana muhalefetin içinde sulu-kuru bu uyuşturucuları alanları düşün. Sen kimlerle beraber yol yürüdüğünün farkında mısın? Dolayısıyla önce haddini bileceksin. Önce bir defa AK Parti iktidarının bu noktada sulu-kuru uyuşturucuyla mücadelesini inkar etmeyeceksin. Bunu iyi bileceksin. Bizim kitabımızda uyuşturucuya yer yoktur ve mücadelemizi de sonuna kadar verdik, veriyoruz ve vereceğiz. Ama hanımefendi, sen önce kendi çatının altındakileri düşün, onlarla beraber nasıl yol yürüdüğünü düşün. Bizim bu noktada mücadelemiz nettir, kesindir ve bu mücadeleyi, uyuşturucuyla olan mücadelemizi kimse inkar edemez." "Darbe girişimleri dahil her yöntemi denediler." diyen Erdoğan, "Ama milletimizle birlikte, hazır mıyız?" sorusunu yönelterek, alandaki vatandaşlarla birlikte, "Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız." sözlerini tekrarladı. Bu güçlü iradeyi kimsenin yenemediğini ve yenemeyeceğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti "İşte şu anda bu meydanda, resmi rakam, hamdolsun 70 bin kişi var. Türkiye'nin gelişmesinden, kalkınmasından, büyümesinden rahatsızlık duyan iç ve dış çevrelerin hepsi de şimdi ümitlerini 2023'e bağlamışlar. Son dönemde küresel ekonomik krizin ülkemize olan yansımalarının yol açtığı sıkıntılardan cesaret aldılar. Ekonomideki toparlanma gecikirse milletimizi bu kutlu yürüyüşten vazgeçireceklerini sanıyorlar. Türkiye'nin siyasi, askeri, diplomatik olarak en güçlü dönemini yaşadığı bir süreçten geçtiğimiz için başka bir sermayeleri de zaten yok. Sırtlarını sıvazlayan büyükelçiler, farklı kimliklerle etraflarına doluşturdukları beşinci kol elemanları, FETÖ'sünden PKK'sına, tüm terör örgütlerinin uzantıları, kifayetsiz ve kimliksiz siyaset tüccarları velhasıl Türkiye'nin ve bu kardeşinizin tüm düşmanları bunlara gaz verdikçe coşuyorlar." Gençlerin, "Deliler gibi aşığız sana." sloganları üzerine Erdoğan, "Gençler, ben de sizlere aşığım. Bizim aşkımız birilerininkine benzemez. Biz farklıyız. Ve bu aşkımızı da kimse gölgeleyemez. Gerçi hala kendi aralarında anlaşıp bir cumhurbaşkanı adayı çıkartamadılar. Ama olsun." ifadelerini kullandı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada altılı masaya işaret ederek, "Hala kendi aralarında anlaşıp bir cumhurbaşkanı adayı çıkartamadılar. Masada 6 kişi var, masanın altında da 1 tane. Bu ne demektir? Toplam 7. Her kafadan bir sesin çıktığı bu curcuna masasını bir değil, birkaç aday çıkartabilecek kapasitede görüyorum. Seçim tarihine kadar hiç değilse bu kadarını becerirler herhalde. Şaka bir yana, bu en kritik döneminde Türkiye'nin önünü kesmek için gösterilen canhıraş ve bir o kadar da trajikomik gayretleri herkes gibi biz de izliyoruz. Kardeşlerim, Allah kimin hangi niyete sahip olduğunu, kimin kiminle yürüdüğünü biliyor. Her zaman ifade ediyorum ya 'niyet hayır akıbet hayır' diyerek biz işimize bakıyoruz. Onlar ne yaparsa yapsınlar. Biz bu tezgahla ilk defa karşılaşmıyoruz." ifadelerini kullandı. İstanbul'a Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçildiği günden itibaren kendilerini bitip tükenmek bilmeyen bir mücadelenin içinde bulduklarını söyleyen Erdoğan, dönemin bir gazetesinin "Muhtar bile olamaz" manşeti attığını hatırlattı. Türkiye'de önce başbakan, ardından da doğrudan halkın oyuyla seçilen ilk cumhurbaşkanı olduğunu anımsatan Erdoğan, bir de yönetim sistemi değiştirildikten sonra tekrar cumhurbaşkanı seçildiğini ve bütün bu mücadeleyi millet için verdiklerini aktardı. 2023'TEN ZAFERLE ÇIKACAĞIZ Vatandaşların "Recep Tayyip Erdoğan" şeklindeki tezahüratına karşılık veren Erdoğan, "Maşallah. Bu ne aşk, bu ne coşku? Allah'a hamdolsun. Maşallah. Kadınıyla, genciyle, ana kademesiyle. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız. Ve 2023'ten de zaferle çıkacağız." diye konuştu. Verdikleri mücadeleye işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü "Ne vesayetin ayak oyunları ne terör örgütlerinin kanlı provokasyonları ne darbe girişimleri ne de ekonomik tetikçilerin ahlaksız şantajları, milli iradenin gücünün üstüne çıkamadı. Onlar husumetin çıtasını yükselttikçe biz de mücadelenin çıtasını yükselttik. Onlar bunun için kullandıkları kaynakları artırdıkça biz de kendi potansiyelimizi daha çok kullandık. Kardeşlerim, yoğun bir şekilde önceleri tüm bu tezgahlar gizli saklı kuruluyor, diplomatik kılıflar altında sergileniyor. Sonra giderek pervasızlaştılar. Ülkemizi mahvetme, yönetimi değiştirme niyetlerini açıkça ifade etmeye başladılar. Hatırlarsanız 2018'de ekonomimize, kur, faiz, enflasyon şer üçgeninde yapılan büyük saldırı böyle başlamıştır. Yine hatırlarsanız ülkenin yönetiminde, darbeyle ve ekonomiyle başaramadıkları değişimi 2023'te sandıkta gerçekleştirme planlarını yine böyle açıkça anlatmışlardır." "Müsaade ederseniz" dedikten sonra ceketini çıkaran Erdoğan, "Önceleri Batı'da siyasetçisinden medyasına kadar her kesimde ülkemizle ilgili demokrasiyle, hakkaniyetle, nezaketle bağdaşmayan o kadar görüş ifade ediliyor ki takip etmekten ve cevap vermekten biz yorulduk. Bir diğer sıkıntı da Batı'da güçlü siyasi kadroların kalmamış olmasıdır. Siyaseti çadır sirki seviyesine düşüren kalibresiz tipler yüzünden Batı da her alanda hızla irtifa kaybediyor." şeklinde konuştu. Salgından savaşa, enerji ve gıda fiyatlarındaki yükselişten tedarik zincirlerindeki kırılmaya kadar her krizin, Batı'nın güvenlik ve refah düzeyinde delikler açtığını kaydeden Erdoğan, böylesine kritik bir dönemde Türkiye'nin de aynı akıbete düçar olmasının istendiğini, böyle bir durumun sadece son 20 yıldaki birikimlerin heba olmasına değil, bunun yanında asırlık hayallerinin de suya düşmesine sebebiyet vereceğini dile getirdi. Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti "Buradan 85 milyon vatandaşımın her birine sesleniyorum. Seçim tarihi olan 2023 Haziran'ı gelip çattığında sandık başına giderken lütfen karşınıza çıkan adaylara şu gözle bir bakın. Bu isimlerden hangisi ülkenin başına gelen dönemsel sorunları çözebilir? Bu isimlerden hangisi ülkeyi bölgesel ve küresel mücadelelerden başarıyla çıkartabilir? Bu isimlerden hangisi evlatlarımıza daha iyi bir Türkiye, daha iyi bir gelecek bırakmamızı sağlayabilir? Akıl, vicdan, izan sahibi her bir vatandaşımdan önce bu soruları cevaplayıp, verdiği cevaplara göre tercihini en doğru şekilde yapmasını istiyorum. Şimdi buradan öyle bir ses verin ki 81 vilayetimizin tamamından duyulsun. Şimdi buradan öyle bir ses verin ki dostlarımızın yürekleri ferahlasın, düşmanlarımızın kalpleri daralsın. Hazır mıyız Kocaeli? 2023'te tercihini büyük ve güçlü Türkiye'den yana yapmaya hazır mısın? Kocaeli, evlatlarımıza bırakacağımız en önemli miras olan 2053 vizyonuna sahip çıkacak mısın? Kocaeli, ülkemize diz çöktürmenin, milletimize boyun eğdirmenin peşinde olanların heveslerini bir kez daha kursaklarında bırakmaya var mısın? Kocaeli, bu kutlu mücadelede yanımızda mısın? Allah sizlerden razı olsun. Kardeşlerim, biz milletimizin huzuruna çıktığımız günden bu yana hep eser ve hizmet siyasetiyle konuştuk. Ne ideolojik sapkınlıklara eyvallah ettik ne inanç ve köken fanatizmine kendimizi kaptırdık ne de ülkenin iliğini emen, kerameti kendinden menkul bir avuç vesayetçiye eyvallah ettik. Sadece ve sadece ülkemiz için eser üretmeye, milletimize hakkı ve özlemi olan hizmetleri vermeye baktık. Cumhuriyet tarihinin en uzun süreli iktidarını da işte bu siyasetimize borçluyuz.'' Erdoğan, İzmit Milli İrade Meydanı'nda düzenlenen "TOKİ Konutları, KYK Yurtları, Büyükşehir Belediyesi Yatırımları ve Fabrikaları ile Yapımı Tamamlanan Diğer Projelerin Toplu Açılış Töreni"nde yaptığı konuşmada, bugün Kocaeli'ye eser ve hizmet siyasetlerinin ürünü bir açılış listesiyle geldiklerini söyledi. Eğitimde yapımı tamamlanan 659 dersliğin, 4 uygulama sınıfının, 9 atölyenin, 2 spor salonunun, 2 konferans salonunun, Gebze Teknik Üniversitesinin enstitü binaları ve su merkezinin resmi açılışını yaptıklarını kaydeden Erdoğan, Kartepe'de 1328 yataklı yükseköğrenim yurdunun, İzmit'te 968 yataklı ek yurt binasının, Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezinin ve Derince Gençlik Merkezinin açılışını buradan gerçekleştirdiklerini aktardı. Sağlıkta çeşitli ilçelerdeki 9 sağlık merkezini resmen hizmete açtıklarını, ulaştırmada otoyol bağlantı yolları ve köprülerinin açılışını yaptıklarını anlatan Erdoğan, TOKİ'nin Köseler'de altyapısı ve çevre düzenlemesiyle bitirdiği 492 konut ile Derince Millet Bahçesi'nin açılışını gerçekleştirdiklerini bildirdi. Erdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca tamamlanan trafolar ile İçişleri, Aile ve Sosyal Hizmetler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Kültür ve Turizm bakanlıklarına ait kurumların hizmet binalarının resmi açılışlarını da yaptıklarını dile getirdi. Kocaeli'deki belediyelerin açılışlarına değinen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü "Büyükşehir Belediyemiz altyapıdan otobüse, toplu konuttan çevre düzenlemelerine, spor salonlarından hizmet binalarına kadar tam 77 kalem eseri 3 milyar 261 milyon liralık bir yatırımla tamamladı. Dikkat edin, Bay Kemal gibi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'yla musluk açmıyor musluk. Başiskele Belediyemiz 64 milyon lirayı aşan bir yatırımla millet bahçesinden kütüphaneye ve altyapı işlerine kadar tam 17 kalem eseri sizlerin hizmetine sunacak hale getirdi. Gölcük Belediyemiz altyapıdan üstyapıya 16 kalem projeyi 28 milyon liralık bir yatırımla bitirdi. Ayrıca Çayırova Belediyemizin 2 kalem, Darıca Belediyemizin 5 kalem, Derince Belediyemizin 3 kalem, Dilovası Belediyemizin bir kalem, Kartepe Belediyemizin 7 kalem, Körfez Belediyemizin 5 kalem yatırımı da bugünkü açılış programında yer alıyor. Özel sektörümüzün 3 milyar 746 milyar lirayı bulan bir yatırımla hayata geçirdiği 54 ayrı tesis var. Kamu kurumlarımızın, büyükşehir ve ilçe belediyelerimizin, özel sektörümüzün toplamda 8,5 milyar lirayı geçen 245 kalem eserinin ülkemize ve Kocaeli'mize hayırlı olmasını diliyorum. Şehrimize bu eserleri kazandıran bakanlıklarımızı, belediyelerimizi, özel sektörümüzü tebrik ediyorum. İnşallah Allah'ın izni ve milletimizin desteğiyle önümüzdeki dönemde Kocaeli'yi her alanda daha çok hizmetlerle buluşturmayı sürdüreceğiz. Durmak yok. Bugünkü açılış programı işte bunlardan ibaret." "LAF ÜRETMİYORUZ, İŞ ÜRETİYORUZ İŞ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta Ordu'da fındık fiyatlarını açıkladıklarını anımsatarak, "Ne yaptık, 54 lira verdik mi? Ordu'daki bütün sakinlerimizin coşkusu, heyecanı yerindeydi. Ve Kocaeli'de tabii fındık ne yapıyor? Aynı heyecanla takip edin. Bütün bu saydıklarımız Sakarya'da, Düzce'de, Trabzon, Giresun tüm buralarda ciddi manada bir heyecan meydana getirdi." ifadelerini kullandı. Kocaeli'ye son 20 yılda bugünün rakamlarıyla 73 milyar lira tutarında yatırım yaptıklarını belirten Erdoğan, şunları kaydetti "Laf üretmiyoruz, iş üretiyoruz iş. Eğitimde 12 bin 725 adet yeni derslik inşa ettik. İkinci üniversitemiz olan Gebze Teknik Üniversitesini faaliyete geçirdik. Gençlik ve sporda 16 bin 504 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. Toplam 52 spor tesisi. İnşallah şimdi yeni adımlar atıyoruz. Sağlıkta inşallah şehir hastanemizi de bir an önce bitireceğiz. Ve Kocaeli insanı hiçbir zaman bir sıkıntıyı yaşamayacak. 18'i hastaneden oluşan toplam 88 adet sağlık tesisini Kocaeli'ye kazandırdık. Ve 1180 yataklı Kocaeli Şehir Hastanemizi inşallah kısa zamanda bitireceğiz. Şu anda inşaatı devam ediyor. Çevre ve şehircilikte TOKİ kanalıyla Kocaeli'de sosyal konut, deprem konutu ve kentsel dönüşüm kapsamında toplam 25 bin konut projesini hayata geçirdik." Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandaki vatandaşlara seslenerek, "Şimdi hazır mıyız? Coşkulu muyuz? Bakın 10 ay var. 10 ay içinde ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Bütün dostlarımızı kucaklayacağız. Onlarla gönül gönüle vereceğiz. El ele vereceğiz ve inşallah 2023'ün Haziran'ından Cumhur İttifakı olarak zaferle çıkacağız. Sağ olun, var olun diyorum. Sizleri Allah'a emanet ediyorum." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından diğer yetkililerle kurdele keserek eserlerin açılışını gerçekleştirdi. Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, bazı milletvekilleri ve siyasi partilerin il başkanları katıldı. Ellerinde Türk bayrağı ve AK Parti bayrağı olan çok sayıda vatandaş tören alanını doldurdu. Katılımcıların sıcaktan etkilenmemesi için tören boyunca fıskiyeleriyle su püskürtüldü. Alandaki UMKE ekipleri sıcaktan etkilenenlere acil müdahalede bulundu. Programa katılan vatandaşlara su dağıtıldı. Sahnenin ön tarafında bulunan gençler, sık sık "Kocaeli burada, Reisinin yanında" şeklinde slogan attı. GÜNÜN MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN A A Başkan Büyükkılıç, 1 milyon 260 bin metrekarelik Millet Bahçesi içerisine 5 bin 500 metrekarelik devasa kütüphane yapılacağının müjdesini verdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, kütüphaneler şehri Kayseri’ye yakışacak yeni bir kütüphane projesini daha hayata geçiriyor. Büyükkılıç, Türkiye’nin en büyük millet bahçelerinden olacak Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi içerisine devasa bir il hak kütüphanesi yapılacağının müjdesini verdi. 1 milyon 260 bin metrekare alan büyüklüğü ile dünyanın sayılı şehir parklarından birisi olacak Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nin aynı zamanda bir kültür bahçesi konumunda olmasına yönelik önemli bir proje daha hayata geçiriliyor. Bu kapsamda kütüphaneler şehri olma yolunda irade gösteren Kayseri’ye yeni bir kütüphane daha ekleneceğini söyleyen Başkan Büyükkılıç, Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi içerisine yapılacak il halk kütüphanesi temelinin yakın zamanda atılacağı bilgisini vererek, şunları söyledi “Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi içerisinde her türlü ihtiyaca cevap verecek şekilde Kayseri’mize yakışır nitelikte bir il halk kütüphanesi inşa edeceğiz. Yakın zamanda temeli atılacak. Kütüphanemizde vatandaşlarımızın bütün ihtiyaçları düşünüldü. Açıldığında Kayseri’mize, gelecek nesillerimize büyük katkı sağlayacak. Millet bahçemiz içerisinde hizmet verecek güzel bir kütüphane olacak. Büyükşehir Belediyesi olarak gelecek nesillerimizin, gençlerimizin yanındayız. Geçtiğimiz yıl belediyemizin kütüphanelerinden yüz binlerce vatandaşımız faydalandı. Ödünç verdiğimiz kitap sayısı 260 bini buldu. Yeni il halk kütüphanesi ile bu hizmetlere devam edeceğimizi duyurmak istiyorum.” “GENÇLERİMİZİ GELECEĞE HAZIRLAYACAĞIZ” Başkan Büyükkılıç, gençleri geleceğe hazırlamak için gayret gösterdiklerini ifade ederek, “Gençlerimizi geleceğe hazırlayacağız. Bunun gayretindeyiz. Gençlerin alnından öpüyorum. Onların, çağın gereklerine uygun, donanımlı olması bizim için çok önemli. Manevi değerleri bilen, vatanına, milletine, ailesine faydalı olan, manevi değerlerimize sahip çıkan nesiller yetiştirmeliyiz. Gelecek neslin başarılı, eğitimli, kaliteli, çağın gereklerini doğru okuyabilen, insanlığa değer katabilen bir nesil olabilmesi için her türlü imkânı hazırlıyoruz ve hazırlamaya da devam edeceğiz” diye konuştu. HER DETAYA YER VERİLECEK 5 BİN 500 METREKARELİK DEVASA KÜTÜPHANE Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde yapılacak olan ve klasik kütüphane anlayışının dışında özel olarak tasarlanmış ortak buluşma alanlarının yer alacağı il halk kütüphanesinde, her türlü detaya yer verilecek. 5 bin 500 metrekarelik devasa kütüphane içerisinde çalışma salonu, internet salonu, çocuk ve bebek kütüphaneleri, çocuk etkinlik alanı, Mimar Sinan çizim ve müze salonu, kent kitaplığı, yetişkin ve gençler için özel okuma bölümleri, sergi salonu, görme engelliler için stüdyo, gazete arşivi, kafeterya, kitap satış ve 190 kişilik konferans salonu gibi bölümlerin yer alacağı il halk kütüphanesinde bölümler bakımından farklı yaş gruplarına özel alanların yanı sıra tüm kullanıcıların ortak olarak kullanabileceği kısımlar da bulunuyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Savunmada dışa bağımlılık nasıl ciddi sıkıntılar doğurursa teknoloji ve üretimde dışa bağımlılık da benzer riskler oluşturur. Koronavirüs salgını sürecinde yaşananlar bu gerçeği çarpıcı bir şekilde ortaya koymuştur." dedi. Erdoğan, Gebze Bilişim Vadisi'nde düzenlenen "Teknoloji ve Sanayinin Merkezi Kocaeli'ye Değer Katanlar Ödül Töreni"nde yaptığı konuşmada, program vesilesiyle katılımcılarla bir araya gelmesini sağlayan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına teşekkür etti. "TÜRKİYE'YE DEĞER KATANLAR" Kocaeli'ne değer katanlar deyince akla ilk gelen yerlerden birinin şüphesiz Bilişim Vadisi olduğunu dile getiren Erdoğan, "Hatta 'Kocaeli' ifadesi dahi bana göre küçük geliyor. 'Türkiye'ye değer katanlar' dersek herhalde çok daha isabetli olur." ifadelerini kullandı. Erdoğan, 3 yıl önce Bilişim Vadisi'ni açtıklarında buranın, Türkiye'nin yarınlarını şekillendirecek teknoloji ve inovasyon üssü olacağını ifade ettiklerini belirterek, şöyle devam etti "Aradan geçen kısa süre zarfında vadimizin bu hedefe doğru emin adımlarla ilerlediğini görüyoruz. Bilişim Vadisi yazılım, mobilite, elektronik, enerji, tasarım ve oyun gibi sektörlerde faaliyet gösteren firmalarıyla büyük ve güçlü Türkiye'nin köşe taşıdır. Vadimiz, 230 bin metrekare kapalı alanıyla ülkemizin en büyük teknoloji geliştirme bölgesi hüviyetine sahiptir. İstanbul, Kocaeli, İzmir arasında oluşturduğumuz teknoloji koridoruyla birbirine bağlanan Bilişim Vadisi, milli teknoloji hamlemize büyük bir ivme katıyor. Önümüzdeki dönemde vadimizin teknoloji ve inovasyon kapasitesini daha da artıracağına inanıyorum." "MARİFET İLTİFATA TABİDİR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni Türkiye'nin ufkunu yansıtan böyle bir mekanda Türkiye'nin sanayide lokomotif şehirlerinden Kocaeli'ne değer katan firmaları ödüllendirmenin elbette farklı bir mana taşıdığını dile getirerek, ecdadın "Marifet iltifata tabidir, iltifatsız emek zayidir." dediğini hatırlattı. Güzel işler yapanları, örnek çalışanları, ortaya eserleriyle çıkanları takdir etmenin geleneklerinin de mirası olduğunu belirten Erdoğan, çünkü ödüllendirilen her başarının daha nitelikli, daha büyük, vatana, millete, insanlığa daha faydalı çalışmaların müjdecisi olacağını kaydetti. Erdoğan, "Türkiye Cumhurbaşkanı olarak yenilikçi, kaliteli ve kendi alanında çığır açan projelerin desteklenmesine çok ama çok ehemmiyet veriyorum. Bugün de yatırım, istihdam ve ihracat başta olmak üzere farklı alanlarda Kocaeli'nin gelişmesine, şehrimizin büyümesine katkı sunan firmalarımızı ödüllendiriyoruz." diye konuştu. 2021'den bu yana en çok ihracat yapan, istihdamını en fazla artıran ve kadın istihdamı en çok olan firmaları özellikle tebrik ettiğini dile getiren Erdoğan, "Kocaeli'yle birlikte Türk ekonomisine değer katarak ödül almaya hak kazanan şirketlerimizi ve girişimcilerimizi kutluyor, başarılarının artarak devamını diliyorum. Bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de Türkiye için hayal kuran ve bu hayallerini gerçeğe dönüştürmeye çalışan siz iş insanlarımızı her alanda desteklemeyi sürdüreceğiz." dedi. Erdoğan, teknolojik bağımsızlığı kazanmadan, milli sanayiyi inşa etmeden ekonomik ve siyasi anlamda özgürlüğün tesis edilemeyeceğini vurgulayarak, şunları kaydetti "Savunmada dışa bağımlılık nasıl ciddi sıkıntılar doğurursa teknoloji ve üretimde dışa bağımlılık da benzer riskler oluşturur. Koronavirüs salgını sürecinde yaşananlar bu gerçeği çarpıcı bir şekilde ortaya koymuştur. Dünyanın en zengin, en müreffeh ülkeleri bile sağlık çalışanları ve vatandaşları için maske bulamadı. Asgari sağlık hizmetlerini sunmakta zorlandığı günler yaşadı. Küresel tedarik zincirlerindeki kırılmalar nedeniyle birçok yerde üretim aylarca durma noktasına geldi. Hastanelerden, marketlerden, sanayi sitelerinden yansıyan görüntüleri hepimiz gayet iyi hatırlıyoruz." EKONOMİK GELİŞMELER Kimilerinin ülkeyi felakete sürükleyecek akıl ve izan dışı söylemlerine rağmen ekonomik hayatın durmasına müsaade etmediklerini belirten Erdoğan, şirketleri üretime, ticarete, istihdama devam etmeleri noktasında teşvik ettiklerini vurguladı. Türk firmalarının, Hükümetin bu teşvikleri sayesinde yurt içinde ve dışında başarı çıtasını sürekli yukarı taşıdıklarını aktaran Erdoğan, Türkiye'nin, ekonomik büyümesini istikrarlı bir şekilde sürdüren sayılı ülkelerden biri olduğuna işaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl elde ettikleri yüzde 11'lik büyümeyle G20 ülkeleri içinde ilk sıraya yerleştiklerine dikkati çekerek, "Bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 7,3'lük büyüme kaydettik. Dünyada istihdam azalırken, 31 milyon sınırına dayanarak tarihimizin en yüksek rakamına ulaştık. Her ay ihracatta rekor kırıyoruz. Temmuz ayı ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,5 artarak, 18 milyar 550 milyon dolara ulaştı. 2002 yılında sadece 36 milyar dolar ihracat yapabilen Türkiye'nin, yani bununla şunu söylüyorum; göreve geldiğimiz zaman ihracatımız 36 milyar dolardı. Şimdi nereye geldik? 250 milyar dolara yaslandık." bilgisini verdi. Turizmde 2022 hedeflerinin de üzerine çıkacaklarının görüldüğünü aktaran Erdoğan, Asya merkezli üretim ağına alternatif adres arayışlarında Türkiye'nin isminin giderek daha fazla zikredildiğini belirtti. Erdoğan, başka ülkelerin yurt dışı pazarlarda bıraktığı boşluğu, Türk ürünleri ve firmalarının doldurduğunu dile getirdi. Dün Soçi'de olduğunu anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti "Döndüğümde, akşam televizyon ekranlarında Rusya'dan gelen kruvaziyer gemisinin Trabzon Limanı'na yanaşmasını gördüm. İftihar ettim. Düşünün, Trabzon Limanı'na artık turistler kruvaziyer gemisiyle geliyor. Sanayisi, üretim kapasitesi, nitelikli iş gücü, üç kıtayı birleştiren stratejik konumu, sağlık ve ulaşım altyapısı ile ülkemizin yıldızı giderek parlıyor. Küresel ölçekte gıda ve enerji krizinin konuşulduğu bir dönemde Allah'a şükür biz oldukça rahatız. İş birliğini, barışı, diplomasiyi önceleyen dengeli politikamızla Rusya-Ukrayna Savaşı'nın olumsuz etkilerinden ülkemizi korumayı başardık. Tahıl koridorunun açılmasını sağlayarak, küresel sorunların çözümünde Türkiye'nin anahtar rolünü bir kez daha teyit ettik." "ÖNÜMÜZDEKİ SENENİN İLK ÇEYREĞİNDE GÖRECEĞİZ" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, emtia fiyatlarındaki ani ve aşırı yükselişin sebep olduğu piyasa dengesizliklerini yakından takip ettiklerinin altını çizerek, "Fahiş fiyat artışları ile enflasyon sebebiyle vatandaşımızın ve iş dünyamızın sırtına binen yükü hafifletecek pek çok adım attık, atmayı da sürdürüyoruz. Asgari ücretten memur ve emeklilerimizin maaşlarında yaptığımız artışlara, sosyal koruma kalkanımızın genişletilmesinden iş dünyamıza yönelik kredi imkanlarına kadar, attığımız her adımda toplumumuzun tüm kesimlerine sahip çıkıyoruz. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazlayla ülkemizi büyütme esasına dayanan Türkiye Ekonomi Modelimizi taviz vermeden uyguluyoruz. Hayata geçirdiğimiz politikalarımızın müspet sonuçlarını inşallah önümüzdeki senenin ilk çeyreğinde, özellikle enflasyonda daha net bir şekilde göreceğiz. Türkiye'yi bu küresel fırtınadan da sahil-i selamete mutlaka çıkartacağız." diye konuştu. Günümüz ekonomisinin rekabetçi yapısında öne çıkmanın yolunun, güçlü üretim kapasitesiyle birlikte yüksek teknoloji ve yenilikçilik olduğunu söyleyen Erdoğan, son 20 yılda Türk ekonomisinin bu yönünü güçlendiren pek çok adım attıklarını, Cumhuriyet tarihinin en büyük sanayi ve teknoloji atılımı olarak Milli Teknoloji Hamlesi'ni başlattıklarını dile getirdi. Erdoğan, Türkiye'de dünya ile yarışabilecek bir girişimcilik ekosistemi inşa ederken, Türk girişimlerine yatırım yapanları destekleyecek programları devreye aldıklarını aktararak, konuşmasını şöyle sürdürdü "Türkiye'de teknoloji tabanlı işlere yapılan yatırım miktarlarında keskin bir artış yaşanıyor. 2023 için öngördüğümüz yatırım rakamlarını iki yıl öncesinden büyük bir farkla geçtik. 2020 yılında Türkiye'deki teknoloji şirketlerine yapılan yatırımlar sadece 148 milyon dolarken, 2021 yılında bu ne oldu biliyor musunuz? 1,5 milyar doları aştı. 2022'nin ilk yarısında 132 teknoloji girişimine yapılan 1,4 milyar dolarlık yatırım da aslında yeni rekorlar, yeni başarı hikayelerinin sinyallerini veriyor. Türkiye, bu yılın ilk yarısında oyun yazılımı sektöründe Avrupa'da en fazla yatırım alan ülke oldu. Bundan iki sene önce ülkemizde 1 milyar dolar değerlemeye ulaşan hiç şirket yokken, bugün bu şirketlerin sayısı 6'ya ulaştı. Ayrıca çoğu kendi imkanlarımızla yerli ve milli helikopterlerimizi, roket ve mühimmatlarımızı, eğitim uçaklarımızı, zırhlı araçlarımızı, gemilerimizi, torpidolarımızı, hava savunma sistemlerimizi tasarladık, geliştirdik ve ürettik." Bazıları bu başarıları görmezden gelse de 20 yılda yapılanların Türkiye için büyük bir gurur kaynağı olduğunu bildiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti "Az önce Bakanımız tüfeklerden bahsetti. Bırak tüfeği, Sayın Varank ne tüfeği? Bu ülke toplu iğne üretemiyordu, toplu iğne. Şimdi hamdolsun buralara geldik. Bugün dünyada insansız hava araçları denilince akla ilk Türk SİHA'ları geliyor. Önce İHA'yla başladı, ardından SİHA, şimdi Akıncı. Ben Sayın Bush Amerika'da başkanken, kendisiyle bir ziyarette, daha henüz başbakan olmamıştım ama seçimi kazanan bir partinin başkanıydım ve Amerika'ya yaptığım ziyarette Sayın Bush'la bir konuyu ele aldık. Dedim ki 'Hani terörle mücadelede bize gerekli destekleri verecektiniz. İHA'lar verecektiniz. SİHA'lar verecektiniz.' Dedi ki, 'Bunlar verilmiyor mu?' 'Evet' dedim, 'verilmiyor.' Ve hemen Condoleezza Rice'ı çağırdı. 'Türkiye'ye bunlar verilecekti, niçin verilmiyor? Hemen bu işi halledeceksiniz.' dediler. Ve bize o zamanın şartlarında 24-48 saat ile İHA'ları verdiler. Ama ondan sonra gene tabii çekip alıyor. Allah rahmet etsin. Özdemir Bey bizim bu halimizi görünce çocuklarıyla beraber masaya oturdular ve o gün bir adım attılar. Ve süratle hemen ilk adım İHA'nın üretimiydi. İHA'nın üretimini gerçekleştirdiler. Ardından SİHA'nın üretimi gerçekleşti ve en son Akıncı'nın üretimi gerçekleşti. Tabii bütün bunlarla beraber şimdi Türkiye bu alanda sıraya girenlerin olduğu bir ülke konumuna geldi. Şimdi herkes İHA istiyor, SİHA istiyor, Akıncı'yı istiyor. Mesele buydu, bunu başarmaktı, bu noktaya geldik." Erdoğan, Türkiye'nin ürettiği insansız hava araçlarına işaret ederek, "Bir savaş halini düşünün... Sayın Putin'le de bunları hep konuştuk. Tahran'da da yine konuşmuştuk. Şimdi bizimle bu alanlarda da ortak yatırımlara girmek isteyen dünyadaki süper güçler var. Güçlü olursan bunlar oluyor. Olmadığınız sürece olmuyor. Muharebe meydanlarında kendilerini ispatlayan SİHA'larımızın savaş doktrinlerini yeniden yazan kabiliyetini artık tüm dünya kabul ediyor. Bir dönem en temel savunma ihtiyaçlarını bile ithal eden Türkiye, bugün pek çok ülkeye ileri teknolojiye sahip milyarlarca dolarlık ürün satıyor." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin iyi üniversitelerinde yetişmiş 13 bin mühendis ve teknisyeninin milli muharip uçak projesinde gece-gündüz demeden büyük bir aşkla çalıştığını aktaran Erdoğan, birilerinin bu mühendis ve teknisyenlerin şevkini kırmaya çalıştıklarını ancak kendilerinin onlara güvendiklerini ve her alanda desteklediklerini söyledi. Türkiye'nin vizyon projelerinden olan Türkiye'nin otomobilini de belirledikleri takvime uygun şekilde adım adım hayata geçirdikleri bilgisini veren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti "İnşallah 29 Ekim 2022'de TOGG'un Gemlik Fabrikası'nın resmi açılışını ve ilk seri üretim aracının banttan inme törenini gerçekleştireceğiz. 2023'ün ilk çeyreğinde TOGG'u vatanımızın yollarında görmeye başlayacağız. 'Yapamazsınız, üretemezsiniz, üretseniz bile satamazsınız.' diyenlere inat Türkiye'nin otomobilini, milletimizin ve dünyanın hizmetine sunacağız. Ülkemizi savunma sanayinde nasıl parmakla gösterilen seviyeye getirmişsek inşallah elektrikli otomobilde de benzer bir başarıyı muhakkak yakalayacağız. Az önce gencimizi dinledik. Artık bizim bu tür yetişmiş, kendine inanan gençlerimiz olduğu sürece biz bunları üretiriz, bunları üretmenin ötesinde de artık elektrikli otomobilde de dünya ülkeleriyle yarışa gireriz. Tüm bu hakikatlere rağmen Türkiye'yi hala saman ithalatçısı gibi görmeye çalışanlar, Türk ekonomisinin üretim kapasitesinden habersiz cahillerdir. Bu insanları, yalan yanlış bilgilerle kendi ülkelerine kara çalmak yerine ben Kocaeli'ye davet ediyorum. Gelsinler Kocaeli'ye, buranın organize sanayi bölgelerini ve Bilişim Vadisi'ni gezsinler, görsünler. Kendilerinin de cehaletini burada anlasınlar. Buradaki üretimi, girişimci ruhu bizzat yerinde görsünler. Gelsinler, Türkiye'nin sanayide neleri başardığına bizzat şahitlik etsinler. Gelsinler Gebze Bilişim Vadisi'nin temsil ettiği vizyona tanık olsunlar." Kocaeli'nin 14 organize sanayi bölgesi, endüstri bölgesi, stratejik üretim tesisleri ve imalatta çalışan yaklaşık 270 bin vatandaşla Türk ekonomisine her yıl devasa katkılar sağladığını söyleyen Erdoğan, Kocaeli'nin muazzam üretim hacmiyle otomotiv, kimya ve metal sanayine damga vurduğunun altını çizdi. Erdoğan, Kocaeli'nin 2021 yılında Türkiye araç üretiminin yaklaşık yüzde 40'ını tek başına gerçekleştirdiğini, ayrıca Türkiye'nin ihracatta yakaladığı ivmede en başarılı ikinci şehir olarak ön plana çıktığını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı "Toplam 128 araştırma-geliştirme merkezi ve 15 tasarım merkezi, yaptıkları çalışmalarla şehrimizin rekabetçi gücüne güç katıyor. Kocaeli'deki 5 teknoloji geliştirme bölgesinde yürütülen araştırma ve geliştirme faaliyetleri, katma değerli üretime öncülük ediyor. Bu tabloya baktığımızda Kocaeli'nin, Kocaelili müteşebbislerimizin, sanayicilerimizin Türkiye için ne ifade ettiğini çok net görebiliyoruz. Kocaeli'ye değer katanların birazdan takdim edeceğimiz ödülleri fazlasıyla hak ettiğini düşünüyorum. Bu başarıların artarak devam etmesini diliyorum. Farklı kategorilerde ödüle layık görülen firmalarımızı, bu firmaların çalışanlarını, müteşebbislerimizi canıgönülden tebrik ediyorum. Türk sanayinin lokomotif şehri Kocaeli'nin inşallah inovasyon ve teknolojide de başarı çıtasını yükselteceğine inanıyorum." FİRMALARA ÖDÜLLERİ VERİLDİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, "İstihdamını en fazla artıran sanayi firmaları", "En fazla ihracat yapan sanayi firmaları", "En fazla ciro elde eden sanayi firmaları" ile "En fazla kadın istihdamı sağlayan sanayi firmaları" kategorilerinde ödüle layık görülen sanayi firmalarının yöneticilerine ödüllerini takdim etti. Erdoğan ayrıca, "En fazla istihdam sağlayan teknoloji şirketleri", "En fazla ticaret yapan teknoloji şirketleri" ve "En fazla yatırım alan teknoloji şirketleri" ile "Türkiye'nin en aktif girişim sermayesi fonları", "Türkiye'nin en aktif melek yatırım fonları" ve "Türkiye'nin en aktif kitle fonu" kategorilerinde ödüle değer görülen teknoloji firmalarının sahiplerine de ödüllerini verdi. Programda, Kocaeli'deki sanayicileri temsilen Mustafa Sinan Sungur ve girişimcileri temsilen ise Taha Uluhan davetlilere hitap etti. Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, milletvekilleri, iş insanları ve girişimciler katıldı.

recep tayyip erdoğan kayseri ye ne zaman gelecek